PAYLAŞ
İman ve Küfür Kitabı

İFRAT-TEFRİT ARASINDA İMAN VE KÜFÜR

Yazar: İsmailağa Te’lif Hey’eti (Tahkîk ve Tercüme)

Dili: Türkçe

Tercüme: İsmailağa Te’lif Hey’eti

Yayınevi: Siraç Yayınevi

Boyut: 13,5cm*21cm

Sayfa Sayısı: 140

Satın Alma Linki: İfrat-Tefris Arasında İman ve Küfür Kitabını Satın Al


Kitap İsmailağa Te’lif Hey’eti tarafından tahkik ve tercümesi yapılan, Nûh ibnü Mustafa el-Konevî’nin “el-Fevâidü’l-Mühimme fî Beyâni İştirâti’t-Teberri fî İslâmi Ehli’z-Zimme (Müslüman Olabilmek için Küfürden Berî Olduğunu Açıklama Şartı)” isimli eserinin Türkçesidir.

ARKA KAPAK METNİ

Bazı zümrelerce kasıtlı olarak unutturulmaya çalışılsa da iman, tabi olarak küfrün reddini ihtiva eder. O yüzden de “Küfürden teberri etmek” -yani kalben küfrü reddeden kimsenin, ihtiyaç olduğunda bunu lisanen beyan etmesi- iman edebilmek için bir zarurettir.

Neşrini yaptığımız el-Fevâidü’l-Mühimme fî Beyâni İştirâti’t-Teberri fî İslâmi Ehli’z-Zimme isimli bu eser günümüzde ihmal edilen bu çok mühim mevzuun tedkikini yaptığı için büyük bir ehemmiyeti haizdir.

Ancak bu risalenin asıl ehemmiyeti, asrımızın bir büyük fitnesini deşifre etmesindedir; ‘Cennete girmek için Müslüman olmaya gerek yoktur’ herzesinin zimnen kabul ettiği ‘küfre rıza’.

Bu risale sayesinde; öncesinde ehli küfre tebliğ ve davet muhtevası ile takdim edilen, zamanla kasıtlarının aslında ehli küfre kendilerine eşit olarak gördükleri ikili görüşme faaliyetleri olarak yorumladıkları anlaşılan, sayesinde her dinin kurtuluşa ereceği şekilde bir herzenin müdafaasının yapılabildiği, hatta ‘Hristiyan olun! Boşu boşuna namaz külfetine girmeyin’ telkinlerini yapan insan görünümlü mikropları üreten habis bir ur haline gelen ‘diyalog’ kavramının bu haliyle asrın fitnesi haline gelen ‘küfre rıza’nın bir türü haline geldiği anlaşılacaktır.